Dünya Haberleri, Kadın Haberleri, Yerli Otomobil Haberleri, Son Dakika Haberleri

Yaşanan acılar yürek burktu! İşte geçmişten günümüze Keşmir meselesi

Pakistanlılar, kendi evlerinde ve dışarıda 1991’den beri her yıl 5 Şubat’ta vazgeçilmez kendi kaderlerini belirleme haklarını güvence altına almak için barışçıl bir mücadele veren Keşmirli kardeşlerine verdikleri desteği yenilemek için Keşmir Dayanışma Günü’nü kutlarlar. DAYANIŞMA GÜNÜNÜN DOĞUŞU Bu günün arka planında Hint İşgalindeki Keşmir halkının kendi kaderlerini belirleme haklarını güvenceye alma mücadelelerini 1989 yılında yoğunlaştırmaları ve Hintli yöneticilere uykusuz geceler geçirttikleri toplu hareket yatar.Bu popüler hareketi ezmek için, Hindistan Farooq Abdullah hükümetini görevden almış ve 19 Ocak 1990’da Müslümanlık karşıtı sapkınlığı ile tanınan Jagmohan Malhotra’yı bölgenin valisi olarak tayin etmiştir.Yeni vali atandıktan hemen sonra, işgal altındaki Keşmir’de yeni bir terör dalgası başlatmış ve 20 Ocak gecesi Hint askerleri evlere yaptıkları baskınlarda birçok kadına tecavüz etmiştir.Kadınlara tecavüz edildiği bilgisi sabah etrafa yayıldığında, binlerce kişi askerlerin bu zalim hareketini protesto etmek için kentin sokaklarına fırlamıştır.Hint güçleri kentin Gaw Kadal bölgesinde ayrım gözetmeksizin ateş açmış ve 50’den fazla kişiyi öldürmüş, yüzlercesini de yaralamıştır.Bu katliam Pakistan’da çok büyük tepkilere neden olmuş ve bir sonraki 5 Şubat tüm ülkede dayanışma günü ilan edilmiştir.Bu zamandan beri, her yıl bugün işgal altındaki Keşmir’in ezilen insanlarıyla birlik duygularını ifade etmek için ülke düzeyinde anılmaktadır.Pakistan’da resmi tatil ilan edilen bu günde, Keşmir anlaşmazlığının önemli yönlerini vurgulamak ve işgal altındaki Keşmir’de Hint askerlerinin işlediği korkunç insan hakları ihlallerini göstermek için seminerler, konferanslar ve gösteriler düzenlenir.Yurt dışındaki Pakistanlılar ve Keşmirliler dünya başkentlerinde uluslararası topluluğa bu anlaşmazlığın çözümünün Güney Asya’da barışı garanti etmek için çok önemli olduğunu hatırlatmak için önemli olaylar düzenlerler.Bu yıl, bu gün Hindistan’ın 5 Ağustos 2019’da işgal altındaki Keşmir’in özel statüsünü kaldırmak ve ilhak etmek için aldığı kararların gölgesinde anılmaktadır.Bu karar yazılırken, Hindistan bölgeyi askeri ablukaya almış ve aylarca süren bir internet yasağı uygulamıştır. KEŞMİR ANLAŞMAZLIĞINI TARİHİ Şu bir gerçektir ki, Hindistan Hint Alt Kıtasının Bölünme Planı’nı ve Keşmir halkının isteklerini korkunç bir şekilde ihlal edip 27 Ekim 1947’de askerlerini Srinagar’a indirerek Cammu ve Keşmir bölgesini yasadışı olarak işgal etmiştir.1947’deki Bölünme Planı’na göre, İngiltere’nin Hindistan kolonisi Hindistan ve Pakistan olarak iki bağımsız devlete bölünmüştür.Hinduların çoğunlukta olduğu bölgeler Hindistan’ı oluşturacak, Batı eyaletlerindeki Müslüman çoğunlukla bölgeler ve Doğu Bengal Pakistan’ı oluşturacaktı.Bölünme Planı’ndan anlaşıldığına göre, Prenslik Devletlerine ise coğrafi ve demografik durumlarına göre ya Pakistan’a ya da Hindistan’a katılma seçeneği tanınacaktı.%87’si Müslüman olan nüfusuna göre, Keşmir’in Pakistan’a katılmak için doğal bir eğilimi vardı.Ama Hindistan Keşmir’in Hindu Mihracesi Maharaja Hari Singh ile imzaladığını iddia ettiği tartışmalı Katılım Belgesini öne sürerek bölgeyi işgal etti.Cammu ve Keşmir halkı topraklarının Hindistan tarafından yasadışı bir biçimde işgal edilmesini asla kabul etmedi ve halen Hindistan mezaliminden kurtulmak için mücadele etmektedir.Onların özgürlük mücadelesi Hindistan’ı Keşmir anlaşmazlığının çözülmesi için uluslararası topluluğun yardımını aramaya mecbur etmiştir.İşgal Kuvvetlerinin gülünç bir yenilgiye uğrayacağını sezen Hindistan, 1 Ocak 1948’de BM Güvenlik Konseyine başvurmuştur.Birbiri ardına aldığı kararlarında, bu Dünya Örgütü Hint işgalini boşa çıkarmış Keşmir halkının kendi kaderlerine kendilerinin karar verebilmesi için kendi gözetiminde tarafsız bir plebisit yapılması için söz vermiştir.Bu BM kararları ve Hindistan tarafından verilen güvenceler onlarca yıl geçmesine rağmen yerine getirilmemiştir. DAYANIŞMANIN ARDINDAKİ ETKENLER Pakistanlıların baskı altındaki Keşmirli kardeşleriyle dayanışma göstermesi için birçok geçerli ve benzersiz neden vardır çünkü her iki halk güçlü dinsel, coğrafi, kültürel, ekonomik bağları ve benzer ümitleri paylaşır.Gerçek şudur ki, Keşmir anlaşmazlığı Hint Alt Kıtasının bölünmesi ve Keşmir halkının özgürlük mücadelesinin henüz bitmeyen gündemi olarak her iki halk tarafından da Pakistan hareketinin ayrılmaz bir parçası sayılır.1947’den beri Hint baskısı nedeniyle İşgal Altındaki Keşmir’den Pakistan’a göçen Keşmirlilerin sayısı yüz binleri bulur, bu da Keşmirlilerin Pakistan’a olan duygusal bağlılıklarını gösterir.Hatta Hindistan’ın ilk Başbakanı Jawaharlal Nehru’ya 1965 yılında Keşmir’de bir plebisit düzenlenmesi hakkında bir soru sorulduğunda, kendisi şöyle yanıt vermiştir: ‘Keşmirliler Pakistan’a katılmak için oy verecektir ve biz kaybederiz.Bir plebisiti kabul eden hiçbir Hint hükümeti görevine devam edemez.’Aynı zamanda, Cammu ve Keşmir Müslümanlar Konferansının 19 Temmuz 1947’de Srinagar’daki toplantısında bir karar geçirmesine neden olan da aynı ideolojik benzerliktir, burada Cammu ve Keşmir’in Pakistan’ın bir parçası olması gerektiği beyan edilmiştir.Bu Pakistan’ın kurulmasından yaklaşık bir ay önce gerçekleşmiştir.Keşmir halkının Pakistan’a olan bağlılığı Keşmir Vadisinin zaman zaman ‘Çok Yaşa Pakistan ve ‘Pakistan’ı İstiyoruz’ sloganlarıyla inlemesi gerçeğiyle aşikardır.Ülkenin milli günlerinde Cammu ve Keşmir’de Pakistan bayrakları göndere çekilirken Hindistan’da bu günler kara gün olarak kutlanır. PAKİSTAN’IN KEŞMİR DAVASINA DESTEĞİ Pakistan’ın liderleri her zaman Keşmirlilerin isteklerini temsil etmiştir ve kendilerine Keşmir halkının gösterdiği inanca asla ihanet etmemiştir.Ulusun atası Kaid-i Azam Muhammed Ali Cinnah’ın Cammu ve Keşmir’i 1947’den önce üç kez ziyaret etmesine neden olan dürtü onun Keşmir halkının çıkarlarına olan bağlılığıydı.Kendisi doğru bir biçimde Keşmir’i Pakistan’ın ‘Şah Damarı’ olarak nitelendirmiştir.Şu andaki Başbakan İmran Han Ağustos 2018’de göreve geldiğinden bu yana, özellikle 5 Ağustos’tan önce işgal altındaki Keşmir halkının çektiği acıları tüm küresel forumlarda şiddetli bir biçimde vurgulamıştır, buna BM Genel Kurulu da dahildir.Ordunun Komutanı Orgeneral Qamar Javed Bajwa yandaki beyanatta bulunmuştur: ‘En son kurşunumuza, askerimize ve nefesimize kadar Keşmir’e olan bağlılığımızı yerine getireceğiz.Pakistan ezilen Keşmir halkına destek olmak için her şeyi yapacaktır.’ KEŞMİRLİLERİN İSYANI VE HİNT DEVLET TERÖRÜ Yeni Delhi geçmişteki yetmiş yıl boyunca tüm kaynaklarını tüketmiştir ama işgal altındaki Keşmir halkını boyun eğmeye zorlamakta ve Pakistan sevgisini onların kalplerinden silmekte çok kötü bir biçimde başarısız olmuştur.İşgal altındaki Keşmir halkının özgürlük mücadelelerini yoğunlaştırdığı 1989’dan Aralık 2019’a kadar, askerler 95,471 Keşmirliyi şehit etmiş, 22,910 kadını dul bırakmış, 107,780 çocuğu yetim bırakmış ve 11,175 Keşmirli kadını taciz etmiş veya toplu tecavüzde bulunmuştur.Binlerce masum genç gözaltında kaybolmasının nedeni bulunamazken, bölgede bulunan binlerce toplu mezar onların güvenlikte olduğu hakkındaki kuşkuları arttırmıştır. TOPLU AYAKLANMALAR Binlerce Keşmirli 2008, 2009, 2010 ve 2016 toplu isyanlarında sokağa fırlamıştır.Ancak çoğu zaman, Hint askerleri ve polis personeli bu barışçıl göstericilere karşı zalim bir biçimde güç kullanmış ve yüzlerce kişiyi öldürmüştür.8 Temmuz 2016’da popüler gençlik lideri Burhan Wani’nin yargısız infazının tetiklediği toplu başkaldırıdan beri, askerler yüzlerce kişiyi öldürmenin yanı sıra, göstericilerin üzerine pelet silahları, mermiler ve göz yaşartıcı bomba atarak 28.000’den fazla kişinin yaralanmasına neden olmuştur.Bu süre zarfında, 10.300’den fazla kişi peletlerden dolayı yaralanmış ve 147’si iki gözünü ve 215’i tek gözünü kaybetmiştir.Ancak tüm bu zalimlikler Keşmirlilerin özgürlük için kararlılığını bastırmakta başarısız olmuştur. HİNDİSTAN’IN 5 AĞUSTOS HAMLESİ Modi hükümeti, 5 Ağustos 2019’da Cammu ve Keşmir’e özel statü tanıya Hint Anayasasının 370. Maddesini yürürlükten kaldırarak ve bölgeyi Hindistan’a ilhak ederek bölgedeki ve tüm dünyadaki barışı tehlikeye atmıştır.370. Maddeyi ortadan kaldırdıktan sonra, Yeni Delhi işgal altındaki bölgeyi sıkı bir şekilde kilitlemiştir.Milyonlarca Keşmirli evlerinde hapis kalmış, binlercesi tutuklanmıştır.Devamlı sokağa çıkma yasağı, kısıtlamalar ve iletişim yasağı işgal altındaki Keşmir’de insani krize neden olmuştur.Bu hamlenin ardındaki temel motivasyon, bölgeye çok sayıda Hint vatandaşı getirerek Keşmir’in demografik yapısını değişikliğe uğratmaktır.Pakistan halkı ülke çapında toplu gösteriler düzenleyerek bu harekete karşı güçlü bir kararlılık göstermiştir.Onlar tarafından Keşmirliler için gösterilen bu dayanışmanın Pakistan’ın 70 yıllık tarihinde eşi benzeri yoktur.Pakistan hükümeti dünya liderleriyle temasa geçerek her forumda işgal altındaki Keşmir halkının acılarını çarpıcı bir biçimde gözler önüne sermiştir. DÜNYANIN İLGİSİ İşgal Altındaki Keşmir’in Hindistan’ın 5 Ağustos hamlesinden sonraki içler acısı durumu BM Güvenlik Konseyini elli yıldan beri ilk kez konuyu tartışmak amacıyla özel bir oturum düzenlemeye zorlamıştır.Bu hamle, Hindistan’ın Keşmir’in iç meselesi olduğu yönündeki iddiasının reddedilmesi, yani Cammu ve Keşmir’in Keşmirlilerin kendi kaderlerini belirleme haklarını göz önüne alan uluslararası olarak tanınmış bir anlaşmazlık olduğu anlamına gelmiştir.Dünya liderleri ve kuruluşları, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, ABD’li Milletvekilleri, Avrupa Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı, Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Kuruluşu dahil olmak üzere berbat insan hakları durumu hakkındaki endişelerini bildirmişlerdir.BM Başkanı Antonio Guterres ve ABD Başkanı Donald Trump Keşmir anlaşmazlığını çözüme kavuşturmak için arabuluculuk yapmayı önermiştir.Hatta Hintli muhalefet liderleri Rahul Gandhi, P Chidambaram, Shashi Tharoor, Priyanka Gandhi, Sitaram Yechuri, D Raja, Sharad Yadav ve Manoj Jha, gazeteciler Barkha Datt ve Nirupama Subramanian ve Nobel Ödülü Sahibi Dr Amartya Sen işgal altındaki Keşmir’de devamlı olarak uygulanan sınırlandırmalar ve iletişim yasaklarını eleştirmiştir. SONUÇ Cammu ve Keşmir’in iki nükleer silahlı rakip ülke Pakistan ve Hindistan nedeniyle bir parlama noktası olduğu gerçeğini kimse reddedemez.Keşmir Dayanışma Gününün kutlanması Hindistan’a açık bir mesaj göndermektedir ki, BM kararlarına uyarak Keşmirlilerin kendi kaderlerini belirleme haklarını tanımalıdır.Ayrıca Dünya Kuruluşuna Keşmir anlaşmazlığını barışçıl biçimde çözmek için Cammu ve Keşmir’de bir plebisit yapmak için verdiği sözü tutması amacıyla bir mesaj da göndermektedir.

Bir önceki yazımız olan 'Hastalıkta ve sağlıkta' dediler, koronavirüse rağmen topluca evlendiler! başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir